BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi), düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki bağlantıları anlayarak işlevsel olmayan kalıpları değiştirmeyi hedefleyen, dünya genelinde en kapsamlı araştırma desteğine sahip terapi yaklaşımlarından biridir.
BDT, 1960'larda Aaron Beck tarafından geliştirilen ve bugün pek çok farklı terapötik yaklaşımın temelini oluşturan bir terapi modelidir. Temel ilkesi şudur: Duygularımız ve davranışlarımız, olayların kendisinden değil, o olayları nasıl yorumladığımızdan etkilenir.
Örneğin, sınıfta yanlış cevap veren bir çocuğun "Aptalım, herkes güldü" düşüncesi kaygı ve okul kaçınmasına yol açabilir. BDT bu düşüncenin gerçekçi olup olmadığını sorgular, alternatif bakış açıları geliştirir ve davranışsal değişimi destekler.
Çocuklara yönelik BDT, yaşa uyarlanmış tekniklerle uygulanır. Soyut düşünme kapasitesi gelişmemiş küçük çocuklarda BDT unsurları oyun terapisiyle birleştirilir. Büyük çocuklar ve ergenlerle daha yapılandırılmış, "konuşma bazlı" çalışmalar yürütülür.
Her BDT seansında tipik olarak şunlar yapılır:
Ebeveynler sürece aktif biçimde dahil edilir: çocuğun öğrendiği becerileri evde de uygulayabilmesi için pratik yönlendirmeler paylaşılır.
BDT'nin en büyük avantajlarından biri, görece kısa süreli ama etkili sonuçlar vermesidir. Odaklanmış konular için 8–12 seans sıklıkla yeterli olmaktadır. Daha karmaşık tablolarda süreç uzatılabilir. İlk değerlendirme seansında tahmini plan çizilir.
Yüz yüze görüşmeler randevu ile Bayraklı, Karşıyaka, Gaziemir ve Bergama'da yapılıyor. Yetişkinlerle yürütülen çalışmalar gerektiğinde online da sürdürülebiliyor.
BDT'nin çocuğunuz veya sizin için uygun olup olmadığını birlikte değerlendirelim.